Babasının sağlığı için ürettiği bıldırcınları şimdi ülke geneline pazarlıyor

Babasının tedavisi için yetiştirdiği bıldırcınların etini ve yumurtasını ülke geneline pazarlayarak aile bütçesine katkı sağlıyor.

Babasının sağlığı için ürettiği bıldırcınları şimdi ülke geneline pazarlıyor
06 Mart 2021 - 11:15

Kırıkkale'de bir girişimci babasının tedavisi için yetiştirdiği bıldırcınların etini ve yumurtasını ülke geneline pazarlayarak aile bütçesine katkı sağlıyor.

Asker emeklisi girişimci Ayhan Kayalı, 2018 yılında 77 yaşındaki babası rahatsızlanınca doktora götürdü. Doktoru, babasının iyileşmesi için bıldırcın eti yemesi tavsiyesinde bulundu. Bunun üzerine girişimci kişi, marketlerde yeterli miktarda bıldırcın eti bulamayınca bıldırcın yetiştirmeye karar verdi. İlk etapta aldığı kuluçka makinesi ile 65 bıldırcını yetiştiren kişi, daha sonra ise bunu ticarete dönüştürerek 6 ırk bıldırcını ve onlardan elde ettiği yumurtaları Türkiye geneline pazarlıyor.

Bıldırcınlara hazır yem yerine kendilerinin hazırlamış oldukları doğal yemleri verdiklerini belirten Kayalı, kuşlardan şifa bulduklarını ve günün tamamını zevk alarak bıldırcınlarla geçirdiklerini, taleplere ise tam olarak karşılayamadıklarını söyledi.

Evli ve bir çocuk babası olan girişimci, yaşadığı Başpınar  Mahallesi'ndeki evlerinin bitişiğindeki küçük bir çiftlikteki bin civarındaki bıldırcınlardan günlük 500 yumurta elde ediyor.
Kayalı muhabirimize yaptığı açıklamada,  “Bu işe babamızın rahatsızlığından dolayı başladık. Hastaneye götürdüm. Tedavi ve tetkikleri yapıldı, ilaçları verildi. Fakat bunun yanı sıra da bıldırcın eti tavsiye edildi. Bu hadise 3 yıl önce oldu. Marketleri araştırdım bıldırcın etini bulamadım. Bundan yola çıkarak da ‘bunu acaba kendim üretebilir miyim’ çabası içerisine girdim. Yaptığım araştırmalar neticesinde bu işi yapabileceğim kanaatine vardım ve 65 bıldırcınla bu işe başladım. Şuanda bine yakın bıldırcınımız var. 500 adet günlük yumurta alıyoruz. Tabi bu bizim aile ekonomimize de katkı sağlıyor.” dedi.

Herkesin bunu yapabileceğini ve üretken olabileceğini aktaran Kayalı, şunları söyledi:

“Ülkemiz çok güzel yerlere geldi. Çok harika işler yapılıyor. Eğer ki, biz bu düzeyde bunları üretebiliyorsak, genç kardeşlerim, özellikle orta yaşta özellikle bunun yaşı yok. Üretebilirler, ülke ekonomisine katkıda bulunabilirler üretmek her zaman iyidir. Buradan önerim, yapabilirler kısacası. Biz bu kuşlarda şifa bulduk. Onun için bizim yaşam tarzımız oldu. Bunları daha iyi seviyelere getirmek adına da çalışmalarımız devam ediyor. Buradan ziyade daha geniş çiftliklerde, ithalat, ihracat boyutunda da bu işleri gerçekleştireceğiz.  Bizim vaktimiz nasıl geçiyor anlamıyoruz işin açıkçası. Sabah erken saatlerde gelip bunların yemleme ve sulama işleri var. Yine gübre temizlik işleri var. Ondan sonraki süreçte yumurtaların toplanması, paketlenmesi ve istenilen yere gönderilme süreci var.  Tekrar akşam saatleri rutin olarak kontrolleri var. Akşam sularının verilmesi ve yine yemlerinin verilmesi yani, bunların bakımlarıyla ilgili ailece gerek babam, gerekse oğlum. Burası bizim bir bahçe yerimiz. Günümüz nasıl geçiyor, saat nasıl doluyor hiç farkına varamıyoruz. “

Bıldırcınlardan önemli ırkları da yetiştirdiğini anlatan Kayalı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarıma göre yumurtacı ırk olarak Japon tabir edilen, etlik olarak Teksas, Ukrayna diye bilinen, Amerikan, Jumbo yine etlik ve yumurtalık, Kıbrıs ve Kıbrıs melezi yine Akdeniz Üniversitesinin çalışması neticesinde çıkan bir tür var. Akdeniz bıldırcını diye adlandırılan. Bunlar kendi aralarında zirai üretim kapsamına giren bıldırcın türleri. Bunların hepsinin etinden de faydalanılabilir, yumurtasından da. Ama sadece etlik olarak Ukrayna tarzı bıldırcınlar beslenilebilir. Biz bunlarda şifa bulduk. Şifa bulunca da bu kuşlar bizim için artık bir vazgeçilmez. Hayatımızın bir parçası oldular. Babam, oğlum ve ben mutlu olduk. Tabi ki bunu ileriki seviyelere de götüreceğiz. Bu kuşlar bizim bir hayat tarzımız. Yaşama sevincimiz oldu. Bunların içerisinde zirai üretim kapsamına giren 6 çeşit yani 6 ırk var. Bunun dışında da yine bizim özellikle seçtiğimiz süs kuşlarımız var. Onlar da süs bıldırcınları diye geçiyor. Kendi aralarında onlarda 6 grup. Biz bu hayvanlarla sürekli iç içe olduğumuz için hasta mı, yoksa başka bir türlü rahatsızlığı mı var? Anında tespit edebiliyoruz. Tespitler neticesinde de gerekli tedavisini yapıp onu tekrar sağlığına kavuşturuyoruz.”

Yurt içinde birçok kişinin kendisini aradıklarını belirten Kayalı, şunları kaydetti:

“Hobici arkadaşlarımız bizi tercih ediyorlar. Alanımız kısıtlı olduğu için, yurt dışından çok arayan insanlar var. Bu anlamda bu kuşlara zirai yemler dışında bıldırcın doğasında ne yer, araştırmalarımız neticesinde yine babamla birlikte doğal yemler hazırladık. Değirmenden ot tohumları, elek altı nohutlar, mercimek bunların karışımı ile hem kırma makinesi aldım, özellikle hepsini bir araya getirmek suretiyle bunlara yem hazırladık ve başarılı olduk. Gerek lezzet açısından, gerekse aromasından, etindeki tadından çok farklı şeyler elde ettik. Aşırı bir talep var. Taleplere de yetişmekte çok güçlük çekiyorum. Bununla ilgili de büyük bir çiftlik görüşmelerimiz devam ediyor. Kısmet olursa seneden itibaren kanunlar çerçevesinde gerekli izin belgeleri alındıktan sonra, şuanda da yine kanunlar çerçevesinde yapıyoruz bu işi. Ama o zaman daha kapsamlı olacak. Tabi ki, etinin de pazarlamasını yapacağız.”
 


FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum