Yeni Sendika'dan zam oranlarına ilişkin açıklama geldi
05 Ocak 2026 - 20:20
Yeni Sendika Kırıkkale Şube Başkanı Savaş Yüksel, memur ve emeklilere yönelik açıklanan zam oranlarına yönelik açıklama yapak, “Yeni Sendika olarak; 2026 Ocak ayından geçerli olacak şekilde bütün kamu görevlilerine 1.000 TL’lik seyyanen zammın 10.000 TL’ye yükseltilmesini, %8 refah payı zammı ve gelir vergisinin %15’te sabitlenmesini teklif ediyoruz.” dedi.
“Enflasyon oranına inanmamız, bu maaşlarla geçinmemiz beklenmesin” diyen Yeni Sendika Kırıkkale Şube Başkanı Savaş Yüksel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“TÜİK, Aralık ayı ve yıllık enflasyon verilerini açıkladı.
Yapılan açıklamaya/ayarlamaya göre;
Aralık ayı enflasyonu: %0,89
2025 yılı enflasyonu: %30,89
2025 ikinci altı ay enflasyon farkı: %6,85
2026 ilk altı ay için yapılacak artış (enflasyon farkıyla birlikte): %18,60 oldu…
Enflasyonun, “enflasyon farkı” hesap dönemi yaklaştıkça düşmesi de 2025 yılı sonunda kamu görevlilerinin geçim derdinin düşmemesi de ekonomik ve sosyolojik açıdan bir inanma ve tahammül sorunu oluşturmaktadır…
Yeniden değerleme oranının %25’i aştığı, 2026 yılı enflasyon tahminlerinin %25’in üzerinde yoğunlaştığı, kamu görevlilerinin 2026 yılı ilk altı ayı için sadece %11’lik artış yapılacağı gerçekleri, bütün can sıkıcılığı ve cep yakıcılığıyla ortada durmaktadır.
Hükümet ve özellikle ekonomi yönetimi; gerçekleşmeyen tahminler, geçinemeyen memurlar, gerçeklerle örtüşmeyen veriler, geri giden ve eriyen maaş ve ücretler hakikatlerini yok saymaktan vazgeçmek durumundadır…
2024 ve 2025 yıllarında sıfır, hatta eksi zam oranları; büyük gelir kayıpları ve yetmeyen memur maaşları pratiğinin ürettiği zararları tazmin ve telafi etmek yerine seyretmeyi tercih eden bakış açısının son bulması, terk edilmesi ve adil, makul ve düzeltici bir yaklaşımla değiştirilmesi gerekmektedir.
TÜİK’in enflasyon verileri inandırıcılığını, siyasi iradenin “enflasyona ezdirmeme” sözü ise sahiciliğini yitirmiş konumdadır.
Kamu görevlilerinin ve emeklilerinin Aralık 2025 ve Ocak 2026 arasındaki maaş farkının sadece %18,60 olması; refahtan pay vermeme, enflasyona ezdirme ve yetersiz maaş ödemeye devam etmekten rahatsız olunmadığını göstermektedir.
Kamu görevlilerinin ve özelde sağlık emekçilerinin yaşamak zorunda kaldığı tablo; kamu işvereni sıfatıyla Hükümetin ve yetkili sıfatıyla en çok üyeye sahip konfederasyonun ve sendikaların ortak tutumunun ve duyarsızlığının ürünüdür.
Kamu görevlilerini ve kamu görevlisi emeklilerini; enflasyon kayıplarından, geçim derdinden ve maaş yetersizliğinden kurtaracak, refah payı ve ek seyyanen zam ile rahatlatacak yükümlülük ve yetki Hükümettedir.
Yeni Sendika olarak; 2026 Ocak ayından geçerli olacak şekilde bütün kamu görevlilerine 1000 TL’lik seyyanen zammın 10 Bin TL’ye yükseltilmesi, %8 refah payı zammı ve gelir vergisinin %15’te sabitlenmesini teklif ediyoruz.
Kamu görevlisi emeklilerine de yukarıdakilere ilave olarak, ilave ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmasını talep ediyoruz.
Ekonomik açıdan adaletin tesisi noktasında, gelir adaletinin vazgeçilmez olduğu ve kamu görevlisi maaşlarına enflasyonun üzerinde artış yapılmasının şart olduğu artık kabul edilmelidir.
Enflasyon hedef ve tahminlerinin tutmamasının bedeli, enflasyonla mücadelenin finansal yükü artık kamu görevlilerine ödetilmemelidir.
Ve artık, enflasyon farkı maaşlarına yansıtılan “maaş mağduru” kamu görevlileri geleneği terk edilerek; maaşları enflasyona fark atan ve maaşlarıyla insanca yaşam eşiğini yakalayan kamu görevlileri hedefine odaklanılmalıdır.
Yeni Sendika olarak Türkiye’nin; kamu görevlilerinin ve sağlık emekçilerinin daha refah içinde ve daha yüksek maaş düzeyiyle görev yapmalarını, çok düşük emekli maaşı korkusundan kurtulmalarını sağlayacak ekonomik güce ve bütçe kaynağına sahip olduğu konusunda ısrarcıyız.
Sorun; adaleti tesis etmek ve gelir dağılımında hakkaniyeti sağlamak konusundaki isteksizlik ile kamu görevlilerinin hakkını alma ve maaşlarını yükseltme noktasında yetkili sıfatına sahip sözde emek örgütlerindeki yetersizliktir.”
“Enflasyon oranına inanmamız, bu maaşlarla geçinmemiz beklenmesin” diyen Yeni Sendika Kırıkkale Şube Başkanı Savaş Yüksel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“TÜİK, Aralık ayı ve yıllık enflasyon verilerini açıkladı.
Yapılan açıklamaya/ayarlamaya göre;
Aralık ayı enflasyonu: %0,89
2025 yılı enflasyonu: %30,89
2025 ikinci altı ay enflasyon farkı: %6,85
2026 ilk altı ay için yapılacak artış (enflasyon farkıyla birlikte): %18,60 oldu…
Enflasyonun, “enflasyon farkı” hesap dönemi yaklaştıkça düşmesi de 2025 yılı sonunda kamu görevlilerinin geçim derdinin düşmemesi de ekonomik ve sosyolojik açıdan bir inanma ve tahammül sorunu oluşturmaktadır…
Yeniden değerleme oranının %25’i aştığı, 2026 yılı enflasyon tahminlerinin %25’in üzerinde yoğunlaştığı, kamu görevlilerinin 2026 yılı ilk altı ayı için sadece %11’lik artış yapılacağı gerçekleri, bütün can sıkıcılığı ve cep yakıcılığıyla ortada durmaktadır.
Hükümet ve özellikle ekonomi yönetimi; gerçekleşmeyen tahminler, geçinemeyen memurlar, gerçeklerle örtüşmeyen veriler, geri giden ve eriyen maaş ve ücretler hakikatlerini yok saymaktan vazgeçmek durumundadır…
2024 ve 2025 yıllarında sıfır, hatta eksi zam oranları; büyük gelir kayıpları ve yetmeyen memur maaşları pratiğinin ürettiği zararları tazmin ve telafi etmek yerine seyretmeyi tercih eden bakış açısının son bulması, terk edilmesi ve adil, makul ve düzeltici bir yaklaşımla değiştirilmesi gerekmektedir.
TÜİK’in enflasyon verileri inandırıcılığını, siyasi iradenin “enflasyona ezdirmeme” sözü ise sahiciliğini yitirmiş konumdadır.
Kamu görevlilerinin ve emeklilerinin Aralık 2025 ve Ocak 2026 arasındaki maaş farkının sadece %18,60 olması; refahtan pay vermeme, enflasyona ezdirme ve yetersiz maaş ödemeye devam etmekten rahatsız olunmadığını göstermektedir.
Kamu görevlilerinin ve özelde sağlık emekçilerinin yaşamak zorunda kaldığı tablo; kamu işvereni sıfatıyla Hükümetin ve yetkili sıfatıyla en çok üyeye sahip konfederasyonun ve sendikaların ortak tutumunun ve duyarsızlığının ürünüdür.
Kamu görevlilerini ve kamu görevlisi emeklilerini; enflasyon kayıplarından, geçim derdinden ve maaş yetersizliğinden kurtaracak, refah payı ve ek seyyanen zam ile rahatlatacak yükümlülük ve yetki Hükümettedir.
Yeni Sendika olarak; 2026 Ocak ayından geçerli olacak şekilde bütün kamu görevlilerine 1000 TL’lik seyyanen zammın 10 Bin TL’ye yükseltilmesi, %8 refah payı zammı ve gelir vergisinin %15’te sabitlenmesini teklif ediyoruz.
Kamu görevlisi emeklilerine de yukarıdakilere ilave olarak, ilave ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmasını talep ediyoruz.
Ekonomik açıdan adaletin tesisi noktasında, gelir adaletinin vazgeçilmez olduğu ve kamu görevlisi maaşlarına enflasyonun üzerinde artış yapılmasının şart olduğu artık kabul edilmelidir.
Enflasyon hedef ve tahminlerinin tutmamasının bedeli, enflasyonla mücadelenin finansal yükü artık kamu görevlilerine ödetilmemelidir.
Ve artık, enflasyon farkı maaşlarına yansıtılan “maaş mağduru” kamu görevlileri geleneği terk edilerek; maaşları enflasyona fark atan ve maaşlarıyla insanca yaşam eşiğini yakalayan kamu görevlileri hedefine odaklanılmalıdır.
Yeni Sendika olarak Türkiye’nin; kamu görevlilerinin ve sağlık emekçilerinin daha refah içinde ve daha yüksek maaş düzeyiyle görev yapmalarını, çok düşük emekli maaşı korkusundan kurtulmalarını sağlayacak ekonomik güce ve bütçe kaynağına sahip olduğu konusunda ısrarcıyız.
Sorun; adaleti tesis etmek ve gelir dağılımında hakkaniyeti sağlamak konusundaki isteksizlik ile kamu görevlilerinin hakkını alma ve maaşlarını yükseltme noktasında yetkili sıfatına sahip sözde emek örgütlerindeki yetersizliktir.”






